Skip to content

Manifesto

Sınırlı bir gezegen üzerinde sınırsız sistemler kuruyoruz.

Misyon

Sınırlı bir gezegen üzerinde sınırsız sistemler kurmak.

Vizyon

Otonom şehirler — gezegen fark etmeksizin.

Zaman çizelgesi

Laboratuvar2016İsim doğdu
Şirket2021Kuruluş
Vizyon2026Bu manifesto

Bölüm · I

Paradoksun içindeyiz

İnsanlık iki şeyi aynı anda istiyor: sonsuz büyüme ve sonlu bir gezegen. Bu çelişki yeni değil. Ama her on yılda bir daha keskin oluyor. Şehirler büyüyor — kaynaklar küçülüyor. Hesaplama gücü artıyor — enerji bütçesi tıkanıyor. Yapay zekâ devrimi sürüyor — veri merkezleri elektrik şebekelerini bitiriyor.

Aynı anda iki şey doğru: insanlık tarihinin en güçlü hesaplama gücüne sahibiz, ve hâlâ enerjiyi otuz yıl önceki gibi yönetiyoruz. Mars'a gitmeyi konuşuyoruz, ama Anadolu'da su yönetemiyoruz. Otonom sistemlerden bahsediyoruz, ama her sistem başka bir sisteme muhtaç.

Çoğunluk bu çelişkiyi iki yoldan biriyle çözmeye çalışıyor: ya tüketimi azaltarak ("daha az isteyin") ya da kaynağı büyüterek ("daha çok üretin"). İkisi de yanlış soru. İkisi de aynı eski mantığın içinde dönüyor.

Doğru soru tek: sınırlı bir gezegende sınırsız sistemler nasıl kurulur?

Bölüm · II

Neden şimdiki altyapı yetmez

Çünkü bugünkü altyapı sınırsız bir dünya varsayımıyla kuruldu. Üret-dağıt-tüket-at. Doğrusal, merkezi, tek yönlü. Bu mantık kaynak bolken işe yaradı; kaynak kıt iken çalışmıyor.

Çünkü "akıllı" çoğu zaman boş bir kelime. Akıllı şehir bir slogandır. Akıllı bina bir uygulamadır. Akıllı şebeke bir vaattir. Bir sistemin gerçek zekâsı, kendi sınırlarını tanımasıdır — ve bugünkü altyapıların hiçbiri kendi sınırını tanımıyor.

Çünkü mevcut yapı bağımlılık üretiyor, otonomi değil. Her sistem başka bir sisteme muhtaç. Her veri başka birinin kontrolünde. Her karar başka bir şirketin sunucusunda. Otonomi bir yazılım değil — bir mimaridir. Ve bu mimariyi kimse inşa etmiyor.

Çünkü uzay artık bilim kurgu değil. On yıl içinde insanın iki gezegende yaşaması ihtimali, on yıl önce mobil internetin yaygınlaşması kadar uzaktı. Ama bugünün altyapısı başka bir gezegende çalışmaz. Çünkü buna göre tasarlanmadı.

Ve kimse durup soruyor: eğer baştan tasarlasak, paradoksu nasıl çözerdik? Cevap — tüketmeyi azaltarak değil, kaynağı büyüterek değil. Sürekliliği mükemmelleştirerek.

Bir sistemin gerçek zekâsı, kendi sınırlarını tanımasıdır.

Bölüm · III

Ne inşa ediyoruz

RUBIKLABS bir mühendislik laboratuvarı. Klasik anlamda bir AI lab değil — bizim işimiz, otonom sistemlerin üzerinde çalışacağı altyapı. Asıl darboğaz hiçbir zaman model olmadı; modeli yöneten, besleyen, dağıtan, izleyen, geri kazanan sistem oldu.

Bugün bu altyapının üç somut hali var: Mail, kurumlar için zero-access şifreli e-posta platformu; Cloud, portföyümüzün üzerinde çalıştığı uçtan uca yığın; ve bir açık kaynak NestJS modül ailesi — yalnızca üretimde sertleştikten sonra yayımlanan.

Bu üçü, üç direğin yükünü taşıyor — enerji, uzay, süreklilik. Her direk aynı paradoksun farklı bir yüzü. Hepsini birleştiren tek şey: otonom, akıllı, yönetilebilir sistemler. Otonom, çünkü ölçeğe insan müdahalesiyle çıkılmaz. Akıllı, çünkü her karar sayısal, her sayının bir sebebi, her sebebin şeffaflığı var. Yönetilebilir, çünkü insan kontrolü bir lüks değil zorunluluk.

Bölüm · IV

Nasıl çalışıyoruz

RUBIKLABS bir holding değil — bir lab. Ama her ürünümüz ayrı bir şirket olarak yapılanıyor. Çünkü her ürünün kendi kullanıcısı, kendi pazarı, kendi hızı var. Çatı şirket olarak biz DevOps operasyonları ve IT altyapısı sağlıyoruz: her ürün kendi vizyonuna odaklanıyor, biz altta her şeyin çalışmasını sağlıyoruz.

Bu yapı bilinçli. Bir laboratuvarın işi bir şey değil — birçok şey denemek, ölçmek, geri besleme almak. Tek ürün şirketleri tek bahse oynar. Biz portföy oynarız. Her ürün bir hipotez, her hipotez bir deney, her deney bir öğrenme.

Geliştiriciler için: hızlı, net tercihli, modern altyapı. Yatırımcılar için: tek darbe değil, dağıtılmış risk + ölçeklenebilir başarı. Kullanıcılar için: hayatlarını gerçekten değiştirecek kadar somut, gerçekten kullanılacak kadar basit ürünler.

Akıllı altyapı, daha az tüketen değildir. Hiç bitmeyen kaynağı bilendir.

Bölüm · V

Nerede duruyoruz

Bunun büyük bir vizyon olduğunu biliyoruz. Ve bunun büyük bir kısmını henüz inşa etmediğimizi de biliyoruz. Bu manifesto bir şirket özgeçmişi değil. Bir söz.

Bugün küçük bir ekibiz. Bugün portföyümüzde sayılı ürün var. Bugün otonom şehirler kurmadık, kuracak gücümüz de yok — henüz. Bugün uzay altyapısı işletmiyoruz. Bugün enerji şebekeleri yönetmiyoruz.

Ama bugün, her üründe bu üç direği test ediyoruz: enerjinin yönetilebilirliği, gezegen-bağımsız mimari, süreklilik odaklı tasarım. Her satır kod bu sınavdan geçiyor. Her karar paradoksa karşı kontrol ediliyor: "Bu sistem sınırlı kaynakla sonsuza kadar çalışabilir mi? Çalışamazsa, neyi değiştirmeliyiz?"

On yıl sonra bu manifestoyu tekrar okuduğunuzda iki şeyden biri doğru olacak: ya başardık, ya başaramadık. Ortası yok. Bir paradoksun büyüklüğü, bunu gerektirir.

Bölüm · VI

Nereden çıkıyoruz

Türkiye'den çıkıyoruz. Bu bir tesadüf değil, bir avantaj. Çünkü bizim coğrafyamız sınırı erken yaşıyor: enerji bağımlılığı, kaynak baskısı, hızlı şehirleşme, deprem riski, nüfus yoğunluğu. Bu kısıtlar bizim laboratuvarımız.

"Sınırlı gezegen" sadece bir slogan değil — burada her gün hissedilen bir gerçek. Burada işe yarayan altyapı, dünyada da işe yarar.

Dünyanın bir sonraki on yılında, çözümler eski merkezlerden değil — sınırla erken karşılaşmış yerlerden çıkacak. Bu şehirlerin, bu ekiplerin, bu coğrafyaların zamanı.

2016'da bir laboratuvarda başladı. 2021'de şirketleştik. 2026'da bu vizyonu çiziyoruz. Sınırlı bir gezegen üzerinde sınırsız sistemler kuruyoruz. Sırada siz varsınız.

Otonomi bir ürün değil. Bir mimaridir.

Değerler

Değerler

01

Deney ruhu

Experimental spirit

Öğrenmek için inşa ediyoruz. Üretimde çalışan ham bir prototip, parlatılmış bir sunumdan değerli.

02

Erişilebilirlik

Accessibility

Bir teknoloji yalnızca en büyük ekiplere hizmet ediyorsa, iş henüz tamamlanmamıştır.

03

Şeffaflık

Transparency

Ödünleşimleri açık anlatırız — kendimize, ortaklarımıza ve yayınladıklarımızda.

04

Ölçeklenebilirlik

Scalability

Her karar, bugünkünden bir büyüklük mertebesi daha büyük çalışan bir sistem için alınır.

05

Etik tasarım

Ethical design

Bir sistemin sonuçları ürün kararıdır. Biz de öyle ele alırız.

06

Sürekli öğrenme

Continuous learning

Alan her çeyrekte değişiyor. İşletim kılavuzumuz da değişmek zorunda.

Ekip

Ekip

Halil Safa Sağlık

Kurucu & Teknoloji Direktörü

Halil, RUBIKLABS bünyesindeki mühendislik ve altyapı operasyonlarını yönetiyor. Her ürünün ayrı bir şirket olarak işletildiği holding yapısının mimarı.

Sırada siz varsınız.